Modernizmi doğuran nedenlerin ele alındığı metinleri okuyarak soruları yanıtlayınız. Sözlük anlamıyla “çağdaş” anlamına gelen modern, daima şimdiyi temsil eder; yaşanan zamanı ve yeniyi gösterir. Modernizm terimi ise “çağdaşlık” ve “yenicilik” anlamında geri dönüşsüz, tek yönlü ve ilerlemeci sanat akımı için kullanılmaktadır. Anne ve babanızın gençlik yıllarındaki “modern” anlayışlarıyla sizin “modern” anlayışınızı karşılaştırdığınızda ne gibi fark ve benzerlikler görüyorsunuz?
Çukurova Kişisel GelişimÇukurova Kişisel GelişimÇukurova Kişisel Gelişim
13 ve üzeri her yaş grubu bireylere hitap eden hobi yağlıboya kurslarımız devam etmektedir. Hobi resim kurslarımıza 12 ay boyunca, istenilen tarihte başlanabilmektedir. Yağlıboya kurslarına sıfır çizimle başlanabilir. İstek ve istikrarla çok güzel yağlıboya tablolar yapılabilmektedir.
Çocuklara Yönelik Yağlı Boya Kurslarımız Devam Etmektedir. Yaz Uygulaması Ve Kış Uygulamaları Şeklindedir. Kış Ayında Eylülde Başlayıp Mayısta Biten ve Haziranda Başlayıp Eylül de Biten Farlı İki Grubumuz Vardır
Güzel Sanatlar Fakültelerinde Okuyan Öğrenciler İçin Takviye Kursları Vermekteyiz. İsteyenler Okul Bittikten Sonra Yaz Dönemleri de Yada Kış Döneminde Derslerimize Katılabilmektedir.
Hiç kuşkusuz, bu olgunun toplumsal-ekonomik nedenlerinin başında, çarpık kapitalistleşme yatmaktadır. Gerek azgelişmişlik, gerekse dışa bağımlılık yüzünden, kapitalist yeniden üretimin önkoşullarını yaratmayan burjuvazimiz, kendi maddî ve manevî kültürünü de sonunda çarpık bir biçimde yaratmak zorunda kalmıştır. Özellikle, yurt dışına büyük ölçüde işçi göçü yanı sıra, kırlardan kentlere büyük ölçüde göç sonucu, kent nüfuslarının olağanüstü hızla artışı; «sanayileşme atılımı» gereği kentlerde yarı-emekçi ve gizli işsiz yığınlarının çoğalışı, ay, nı zamanda, toplumsal-sınıfsal konumunu yitirmiş kitlelerin yoğunlaşmasına yol açmış; genelde yoksullaşmış çarpık bir toplumsal-ekonomik yapıyı (bu anlamda «lümpen kültür»ü) oluşturmuştur Hele kapitalistleşme sürecinde çelişkin yönelimler, yani, sanayileşme etkinliklerinden tarımsallaşma etkinliklerine, iç tüketim ekonomisinden dışsatım politikası ile liberalleşmeye dönüşümler; dönem dönem, ticarî burjuvazi ile sınaî burjuvazi, devletçilik ile malî oligarşi arasındaki iç çelişmeler, öte yandan, sürekli «enflasyon» ve «devalüasyon», kapitalist üretim biçimini tam bir «maddî kültür anarşisi» içine sokmuştur. Böylesine bir «maddî kültür anarşisi»nin «manevî kültür anarşisine yol açmaması ya da böylesine bir üretim biçimi ile kitlelerin kültürel gereksinimleri arasındaki çelişkinin gittikçe derinleşmemesi, hiç kuşkusuz, olanaksızdır. Nitekim, ülkemizde «lümpen kültür» olarak kitle kültürünün, tarihsel göreceliği içinde, en çok yaygınlaştığı dönemin, ülkemizin «70 sente muhtaç olduğu» dönem olması hiç de rastlantı değildir.