—Günümüzde düşün ve sanat adamlarının geçmişimizi değerlendirme, bugünü ve geleceği belirleme yönünde sorumluluğu ne olmalıdır?
—Düşün ve sanat adamlarımızın geçmişimizi değerlendirme, bugünü ve geleceği belirleme yönünde sorumluluğu, toplumun genel iyiliği yönündeki sorumluluğu olmalıdır hiç kuşkusuz. Bunu, aynı zamanda yukarıdaki düşüncelerimizin de bir özetlenişi olarak şöyle belirleyebiliriz: 1) Geçmişi, bugünü ve geleceği değerlendirmek, belli bir tarih bilincine sahip olmak demektir. Bizce ancak maddeciliği içeren bir tarih bilinci geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki ilintiyi doğru olarak kurabilir. Bu nedenle, düşün ve sanat adamlarının bilimsel düşünceye sıkı sıkıya bağlanmaları gerekir; 2) Bugünün ve geleceğin belirlenmesinde en önemli etken, kültür mirasının özümlenmesidir, ancak geçmişin düşünsel-sanatsa! Kültür mirası bugünün gerçekliği içinde özümlenebilirse, geleceğin belirlenebilmesinde etkin bir araç olabilir. Bu nedenle, düşünsel-sanatsal yaşamın zenginleşmesini amaçlamış olması gereken düşün ve sanat adamlarımızın kültür mirasına tarihsel süreklilik doğrultusunda sahip çıkmaları gerekir; 3) Düşünce ve sanat adamlarımıza bu konuda düşen en büyük sorumluluklardan biri de tarihi karanlıkta tutmaya çalışan, çarpıtan düşüncelerle, yani, ham hayaller yaratan burjuva ideolojisiyle mücadeledir. Toplumumuzun en çok gereksinim duyduğu şey, gerçeklerdir. Onun için, düşünce ve sanat adamlarımızın başlıca sorumluluğu ve uğraşı nesnel gerçekliği, yani tarihi açığa çıkarmak, bu tarih, tani gerçekleşen tarih (praksis) doğrultusunda toplumu aydınlatmak olmalıdır. Bütün bunlarsa, aslında günümüze sahip çıkmaktan. Başka bir şey değildir; çünkü geçmiş de, gelecek de, bugünde barınan sürecin bileşken uğraklarıdır, bunlardan ‘hiçbiri birbirinden soyutlanamaz. Onun için günümüzde düşün ve sanat adamlarının verecekleri mücadele ve bu mücadeledeki sorumluluk büyük bir önem taşımaktadır; çünkü tarih beynimizin değil, avuçlarımızın içindedir.
13 ve üzeri her yaş grubu bireylere hitap eden hobi yağlıboya kurslarımız devam etmektedir. Hobi resim kurslarımıza 12 ay boyunca, istenilen tarihte başlanabilmektedir. Yağlıboya kurslarına sıfır çizimle başlanabilir. İstek ve istikrarla çok güzel yağlıboya tablolar yapılabilmektedir.
Çocuklara Yönelik Yağlı Boya Kurslarımız Devam Etmektedir. Yaz Uygulaması Ve Kış Uygulamaları Şeklindedir. Kış Ayında Eylülde Başlayıp Mayısta Biten ve Haziranda Başlayıp Eylül de Biten Farlı İki Grubumuz Vardır
Güzel Sanatlar Fakültelerinde Okuyan Öğrenciler İçin Takviye Kursları Vermekteyiz. İsteyenler Okul Bittikten Sonra Yaz Dönemleri de Yada Kış Döneminde Derslerimize Katılabilmektedir.
—Günümüzde düşün ve sanat adamlarının geçmişimizi değerlendirme, bugünü ve geleceği belirleme yönünde sorumluluğu ne olmalıdır?
—Düşün ve sanat adamlarımızın geçmişimizi değerlendirme, bugünü ve geleceği belirleme yönünde sorumluluğu, toplumun genel iyiliği yönündeki sorumluluğu olmalıdır hiç kuşkusuz. Bunu, aynı zamanda yukarıdaki düşüncelerimizin de bir özetlenişi olarak şöyle belirleyebiliriz: 1) Geçmişi, bugünü ve geleceği değerlendirmek, belli bir tarih bilincine sahip olmak demektir. Bizce ancak maddeciliği içeren bir tarih bilinci geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki ilintiyi doğru olarak kurabilir. Bu nedenle, düşün ve sanat adamlarının bilimsel düşünceye sıkı sıkıya bağlanmaları gerekir; 2) Bugünün ve geleceğin belirlenmesinde en önemli etken, kültür mirasının özümlenmesidir, ancak geçmişin düşünsel-sanatsa! Kültür mirası bugünün gerçekliği içinde özümlenebilirse, geleceğin belirlenebilmesinde etkin bir araç olabilir. Bu nedenle, düşünsel-sanatsal yaşamın zenginleşmesini amaçlamış olması gereken düşün ve sanat adamlarımızın kültür mirasına tarihsel süreklilik doğrultusunda sahip çıkmaları gerekir; 3) Düşünce ve sanat adamlarımıza bu konuda düşen en büyük sorumluluklardan biri de tarihi karanlıkta tutmaya çalışan, çarpıtan düşüncelerle, yani, ham hayaller yaratan burjuva ideolojisiyle mücadeledir. Toplumumuzun en çok gereksinim duyduğu şey, gerçeklerdir. Onun için, düşünce ve sanat adamlarımızın başlıca sorumluluğu ve uğraşı nesnel gerçekliği, yani tarihi açığa çıkarmak, bu tarih, tani gerçekleşen tarih (praksis) doğrultusunda toplumu aydınlatmak olmalıdır. Bütün bunlarsa, aslında günümüze sahip çıkmaktan. Başka bir şey değildir; çünkü geçmiş de, gelecek de, bugünde barınan sürecin bileşken uğraklarıdır, bunlardan ‘hiçbiri birbirinden soyutlanamaz. Onun için günümüzde düşün ve sanat adamlarının verecekleri mücadele ve bu mücadeledeki sorumluluk büyük bir önem taşımaktadır; çünkü tarih beynimizin değil, avuçlarımızın içindedir.
—Düşün ve sanat adamlarımızın geçmişimizi değerlendirme, bugünü ve geleceği belirleme yönünde sorumluluğu, toplumun genel iyiliği yönündeki sorumluluğu olmalıdır hiç kuşkusuz. Bunu, aynı zamanda yukarıdaki düşüncelerimizin de bir özetlenişi olarak şöyle belirleyebiliriz: 1) Geçmişi, bugünü ve geleceği değerlendirmek, belli bir tarih bilincine sahip olmak demektir. Bizce ancak maddeciliği içeren bir tarih bilinci geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki ilintiyi doğru olarak kurabilir. Bu nedenle, düşün ve sanat adamlarının bilimsel düşünceye sıkı sıkıya bağlanmaları gerekir; 2) Bugünün ve geleceğin belirlenmesinde en önemli etken, kültür mirasının özümlenmesidir, ancak geçmişin düşünsel-sanatsa! Kültür mirası bugünün gerçekliği içinde özümlenebilirse, geleceğin belirlenebilmesinde etkin bir araç olabilir. Bu nedenle, düşünsel-sanatsal yaşamın zenginleşmesini amaçlamış olması gereken düşün ve sanat adamlarımızın kültür mirasına tarihsel süreklilik doğrultusunda sahip çıkmaları gerekir; 3) Düşünce ve sanat adamlarımıza bu konuda düşen en büyük sorumluluklardan biri de tarihi karanlıkta tutmaya çalışan, çarpıtan düşüncelerle, yani, ham hayaller yaratan burjuva ideolojisiyle mücadeledir. Toplumumuzun en çok gereksinim duyduğu şey, gerçeklerdir. Onun için, düşünce ve sanat adamlarımızın başlıca sorumluluğu ve uğraşı nesnel gerçekliği, yani tarihi açığa çıkarmak, bu tarih, tani gerçekleşen tarih (praksis) doğrultusunda toplumu aydınlatmak olmalıdır. Bütün bunlarsa, aslında günümüze sahip çıkmaktan. Başka bir şey değildir; çünkü geçmiş de, gelecek de, bugünde barınan sürecin bileşken uğraklarıdır, bunlardan ‘hiçbiri birbirinden soyutlanamaz. Onun için günümüzde düşün ve sanat adamlarının verecekleri mücadele ve bu mücadeledeki sorumluluk büyük bir önem taşımaktadır; çünkü tarih beynimizin değil, avuçlarımızın içindedir.