Öğrenci yaptığı çalışmanın gereği, çalışma anında etrafı kirletebilir, dağıtabilir; sonrasında etrafı ve ellerini temizlemek için suya ihtiyaç duyar. Yine eğer sınıfta uygulama yapılıyorsa, öğrenci bir sonraki ders için (örn. Türkçe, Fen, Mat. vb.) sınıfı temiz bırakmak adına alışmasında özgür olamaz. Biran önce çalışmayı bitirip sınıfı bir sonraki derse hazırlama endişesi çalışmanın verimini azaltır. Ayrıca sınıfa çeşitli yöntem ve tekniklerde kullanılacak olan alet ve malzemelerin daimi koyulması da mümkün olmaz. Sanat öğretiminde uygulamalar okulda bu amaç için ayrılmış ve düzenlenmiş bir atölyede yapıl malıdır. Atölyeler de amaca uygun araç-gereçler ile donatılmalıdır. Eğitim fakültelerinde nitelikli öğretmen yetiştirmede teknik ve teknolojik alt yapının önemi konusunda Alkan şöyle demiştir: Alan laboratuarlarında deneyini yapan öğretmen adayının ilk aşamada ve işliklerde konu ya da kavramı nasıl öğretebileceği ile ilişkili, el becerisini kullanarak, öğrenme aracı geliştirmesi kaçınılmazdır. İkinci aşamada aynı becerilerini bilgisayar ve diğer teknolojik araçları kullanarak, grafik, şekil, ya da animasyona dönüştüre bilmesi gerekir. Üçüncü aşamada ise oluşturduğu öğrenme aracının günlük yaşam la ilişkisini kurarak, onu öğrenme ortamına taşıması zorunludur. Tüm bunların sağlanabilmesi için eğitim fakültelerinin teknik ve teknolojik alt yapıları yeniden düzenlenmelidir. Öğretmen adaylarının el becerilerini geliştirme amacıyla her eğitim fakültesi bünyesinde “işlikler” kurulmalı ve çalışır hale getirilmelidir.
Michelangelo’nun Adem’i sanatçının üstün anatomi bilgisini; güçlü erillikle zarafeti ve güzelliği birleştiren, son derece iyi bir şekilde dengelenmiş bir eserde gösteriyor. Sanatçının çizimlerini ve heykellerini dikkatli bir şekilde incelerseniz, insan figürünün yapısı hakkında daha fazla bilgiye sahip olursunuz. Michelangelo çizimlerinde kas sistemini göstermekten hoşlanıyordu; bu nedenle hatlar belirgin ve kolayca kopyalanabilir nitelikte. Sanatçının eserlerini inceleme ve birinci elde kopyalama fırsatınız yoksa, bu eserlerin fotoğraflarını edinin ve fotoğraflar üzerinden çalışın.
13 ve üzeri her yaş grubu bireylere hitap eden hobi yağlıboya kurslarımız devam etmektedir. Hobi resim kurslarımıza 12 ay boyunca, istenilen tarihte başlanabilmektedir. Yağlıboya kurslarına sıfır çizimle başlanabilir. İstek ve istikrarla çok güzel yağlıboya tablolar yapılabilmektedir.
Çocuklara Yönelik Yağlı Boya Kurslarımız Devam Etmektedir. Yaz Uygulaması Ve Kış Uygulamaları Şeklindedir. Kış Ayında Eylülde Başlayıp Mayısta Biten ve Haziranda Başlayıp Eylül de Biten Farlı İki Grubumuz Vardır
Güzel Sanatlar Fakültelerinde Okuyan Öğrenciler İçin Takviye Kursları Vermekteyiz. İsteyenler Okul Bittikten Sonra Yaz Dönemleri de Yada Kış Döneminde Derslerimize Katılabilmektedir.
Öğrenci yaptığı çalışmanın gereği, çalışma anında etrafı kirletebilir, dağıtabilir; sonrasında etrafı ve ellerini temizlemek için suya ihtiyaç duyar. Yine eğer sınıfta uygulama yapılıyorsa, öğrenci bir sonraki ders için (örn. Türkçe, Fen, Mat. vb.) sınıfı temiz bırakmak adına alışmasında özgür olamaz. Biran önce çalışmayı bitirip sınıfı bir sonraki derse hazırlama endişesi çalışmanın verimini azaltır. Ayrıca sınıfa çeşitli yöntem ve tekniklerde kullanılacak olan alet ve malzemelerin daimi koyulması da mümkün olmaz. Sanat öğretiminde uygulamalar okulda bu amaç için ayrılmış ve düzenlenmiş bir atölyede yapıl malıdır. Atölyeler de amaca uygun araç-gereçler ile donatılmalıdır. Eğitim fakültelerinde nitelikli öğretmen yetiştirmede teknik ve teknolojik alt yapının önemi konusunda Alkan şöyle demiştir: Alan laboratuarlarında deneyini yapan öğretmen adayının ilk aşamada ve işliklerde konu ya da kavramı nasıl öğretebileceği ile ilişkili, el becerisini kullanarak, öğrenme aracı geliştirmesi kaçınılmazdır. İkinci aşamada aynı becerilerini bilgisayar ve diğer teknolojik araçları kullanarak, grafik, şekil, ya da animasyona dönüştüre bilmesi gerekir. Üçüncü aşamada ise oluşturduğu öğrenme aracının günlük yaşam la ilişkisini kurarak, onu öğrenme ortamına taşıması zorunludur. Tüm bunların sağlanabilmesi için eğitim fakültelerinin teknik ve teknolojik alt yapıları yeniden düzenlenmelidir. Öğretmen adaylarının el becerilerini geliştirme amacıyla her eğitim fakültesi bünyesinde “işlikler” kurulmalı ve çalışır hale getirilmelidir.
Öğrenci yaptığı çalışmanın gereği, çalışma anında etrafı kirletebilir, dağıtabilir; sonrasında etrafı ve ellerini temizlemek için suya ihtiyaç duyar. Yine eğer sınıfta uygulama yapılıyorsa, öğrenci bir sonraki ders için (örn. Türkçe, Fen, Mat. vb.) sınıfı temiz bırakmak adına alışmasında özgür olamaz. Biran önce çalışmayı bitirip sınıfı bir sonraki derse hazırlama endişesi çalışmanın verimini azaltır. Ayrıca sınıfa çeşitli yöntem ve tekniklerde kullanılacak olan alet ve malzemelerin daimi koyulması da mümkün olmaz. Sanat öğretiminde uygulamalar okulda bu amaç için ayrılmış ve düzenlenmiş bir atölyede yapıl malıdır. Atölyeler de amaca uygun araç-gereçler ile donatılmalıdır. Eğitim fakültelerinde nitelikli öğretmen yetiştirmede teknik ve teknolojik alt yapının önemi konusunda Alkan şöyle demiştir: Alan laboratuarlarında deneyini yapan öğretmen adayının ilk aşamada ve işliklerde konu ya da kavramı nasıl öğretebileceği ile ilişkili, el becerisini kullanarak, öğrenme aracı geliştirmesi kaçınılmazdır. İkinci aşamada aynı becerilerini bilgisayar ve diğer teknolojik araçları kullanarak, grafik, şekil, ya da animasyona dönüştüre bilmesi gerekir. Üçüncü aşamada ise oluşturduğu öğrenme aracının günlük yaşam la ilişkisini kurarak, onu öğrenme ortamına taşıması zorunludur. Tüm bunların sağlanabilmesi için eğitim fakültelerinin teknik ve teknolojik alt yapıları yeniden düzenlenmelidir. Öğretmen adaylarının el becerilerini geliştirme amacıyla her eğitim fakültesi bünyesinde “işlikler” kurulmalı ve çalışır hale getirilmelidir.
Michelangelo’nun Adem’i sanatçının üstün anatomi bilgisini; güçlü erillikle zarafeti ve güzelliği birleştiren, son derece iyi bir şekilde dengelenmiş bir eserde gösteriyor. Sanatçının çizimlerini ve heykellerini dikkatli bir şekilde incelerseniz, insan figürünün yapısı hakkında daha fazla bilgiye sahip olursunuz. Michelangelo çizimlerinde kas sistemini göstermekten hoşlanıyordu; bu nedenle hatlar belirgin ve kolayca kopyalanabilir nitelikte. Sanatçının eserlerini inceleme ve birinci elde kopyalama fırsatınız yoksa, bu eserlerin fotoğraflarını edinin ve fotoğraflar üzerinden çalışın.