Göstergebilimci ve filozof Roland Barthez’in sıklıkla üzerinde durduğu anlatı olgusu, bir çağdaş sanat yapıtının katmanlarını analiz etmede önemli teoriler ve hipotezler ortaya atmıştır. Sanat eserinin bünyesinde barındırdığı simgeler, nesneler, formlar artık göstergeler dünyasının birer nesneleridir ve bu nesnelerin kişisel bir geçmişi, anlatısı mevcuttur. Bu anlatı, sanat nesnesi üzerinde estetikleştirilir ve yapıtın anlamsal estetiğine nüfuz eder.
Çizgi ve desenin herhangi bir sanat nesnesinde plastiksel olarak üstlendiği görevlerden en önemlisi imgeleri görselleştirme, nesneleştirme ve kavramsal olarak estetikleştirme üzerinedir. Aklın estetikleştirilmesi görüşü, kuşkusuz Hegel’ kadar uzanan bir felsefeyi gündeme getirir. Ancak sanatın estetikleştirme ereği, felsefeden farklı olan bir dönüşüme işaret eder. Eagleton, estetiğin ideolojisi adlı kitabında sözünü ettiğimiz nesneleştirmeyi sanatın gerçekle uğraşması üzerinden çözümler. Çünkü kendisinin de vurguladığı üzere, felsefe, nesneleştirmeye tinsellik üzerinden yaklaşırken, sanat, nesneleştirmeye gerçek üzerinden yaklaşmayı amaç edinir.2 Gerçek olan olgularla sembolik ilişkiyi kuran ilk sanatsal plastik öğeler, çizgi ve desen, aşina olmadığımız bir gerçeği sanat üzerinden biçimlemektedir. Çünkü bu temel pratikler olmadan Sayın’ın da belirttiği gibi, hayalgücünü aşan, temsil ilişkilerini öteleyen ve göze geldiği an görünürlüğünü gizleyen bir imge nasıl üretilebilir?
13 ve üzeri her yaş grubu bireylere hitap eden hobi yağlıboya kurslarımız devam etmektedir. Hobi resim kurslarımıza 12 ay boyunca, istenilen tarihte başlanabilmektedir. Yağlıboya kurslarına sıfır çizimle başlanabilir. İstek ve istikrarla çok güzel yağlıboya tablolar yapılabilmektedir.
Çocuklara Yönelik Yağlı Boya Kurslarımız Devam Etmektedir. Yaz Uygulaması Ve Kış Uygulamaları Şeklindedir. Kış Ayında Eylülde Başlayıp Mayısta Biten ve Haziranda Başlayıp Eylül de Biten Farlı İki Grubumuz Vardır
Güzel Sanatlar Fakültelerinde Okuyan Öğrenciler İçin Takviye Kursları Vermekteyiz. İsteyenler Okul Bittikten Sonra Yaz Dönemleri de Yada Kış Döneminde Derslerimize Katılabilmektedir.
Göstergebilimci ve filozof Roland Barthez’in sıklıkla üzerinde durduğu anlatı olgusu, bir çağdaş sanat yapıtının katmanlarını analiz etmede önemli teoriler ve hipotezler ortaya atmıştır. Sanat eserinin bünyesinde barındırdığı simgeler, nesneler, formlar artık göstergeler dünyasının birer nesneleridir ve bu nesnelerin kişisel bir geçmişi, anlatısı mevcuttur. Bu anlatı, sanat nesnesi üzerinde estetikleştirilir ve yapıtın anlamsal estetiğine nüfuz eder.
Çizgi ve desenin herhangi bir sanat nesnesinde plastiksel olarak üstlendiği görevlerden en önemlisi imgeleri görselleştirme, nesneleştirme ve kavramsal olarak estetikleştirme üzerinedir. Aklın estetikleştirilmesi görüşü, kuşkusuz Hegel’ kadar uzanan bir felsefeyi gündeme getirir. Ancak sanatın estetikleştirme ereği, felsefeden farklı olan bir dönüşüme işaret eder. Eagleton, estetiğin ideolojisi adlı kitabında sözünü ettiğimiz nesneleştirmeyi sanatın gerçekle uğraşması üzerinden çözümler. Çünkü kendisinin de vurguladığı üzere, felsefe, nesneleştirmeye tinsellik üzerinden yaklaşırken, sanat, nesneleştirmeye gerçek üzerinden yaklaşmayı amaç edinir.2 Gerçek olan olgularla sembolik ilişkiyi kuran ilk sanatsal plastik öğeler, çizgi ve desen, aşina olmadığımız bir gerçeği sanat üzerinden biçimlemektedir. Çünkü bu temel pratikler olmadan Sayın’ın da belirttiği gibi, hayalgücünü aşan, temsil ilişkilerini öteleyen ve göze geldiği an görünürlüğünü gizleyen bir imge nasıl üretilebilir?
Göstergebilimci ve filozof Roland Barthez’in sıklıkla üzerinde durduğu anlatı olgusu, bir çağdaş sanat yapıtının katmanlarını analiz etmede önemli teoriler ve hipotezler ortaya atmıştır. Sanat eserinin bünyesinde barındırdığı simgeler, nesneler, formlar artık göstergeler dünyasının birer nesneleridir ve bu nesnelerin kişisel bir geçmişi, anlatısı mevcuttur. Bu anlatı, sanat nesnesi üzerinde estetikleştirilir ve yapıtın anlamsal estetiğine nüfuz eder.
Çizgi ve desenin herhangi bir sanat nesnesinde plastiksel olarak üstlendiği görevlerden en önemlisi imgeleri görselleştirme, nesneleştirme ve kavramsal olarak estetikleştirme üzerinedir. Aklın estetikleştirilmesi görüşü, kuşkusuz Hegel’ kadar uzanan bir felsefeyi gündeme getirir. Ancak sanatın estetikleştirme ereği, felsefeden farklı olan bir dönüşüme işaret eder. Eagleton, estetiğin ideolojisi adlı kitabında sözünü ettiğimiz nesneleştirmeyi sanatın gerçekle uğraşması üzerinden çözümler. Çünkü kendisinin de vurguladığı üzere, felsefe, nesneleştirmeye tinsellik üzerinden yaklaşırken, sanat, nesneleştirmeye gerçek üzerinden yaklaşmayı amaç edinir.2 Gerçek olan olgularla sembolik ilişkiyi kuran ilk sanatsal plastik öğeler, çizgi ve desen, aşina olmadığımız bir gerçeği sanat üzerinden biçimlemektedir. Çünkü bu temel pratikler olmadan Sayın’ın da belirttiği gibi, hayalgücünü aşan, temsil ilişkilerini öteleyen ve göze geldiği an görünürlüğünü gizleyen bir imge nasıl üretilebilir?