Sanatsal yaşama sahip çıkılmasının bir sonraki aşaması ise büyük kuruluşların sanata el atmasıyla belirli bir hale gelmiştir. Büyük bankaların, holdinglerin, işletme ve kuruluşların egemenliği altında, sanatsal yaşam da gittikçe burjuvazinin tekeli altına girmiştir. Özellikle de tiyatro, plastik sanatlar ve yayıncılık alanlarında sanatsal yaşam, bu büyük özel teşebbüsçü kuruluşlarla düzene konarak yönlendirilmektedir. İşte bu sürecin son halkası olarak şimdi bankerler de ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu olgu, «serbest piyasa ekonomisinin uygulanmasının doğal bir sonucu olarak da görülebilir. Nasıl KİT’lerin «özel teşebbüse devri» söz konusu ise, nasıl bugün ekonomik yaşam bankalar ile bankerler arasındaki mücadeleyle canlılığını koruyorsa ve küçük, ara işletmeler ortadan silinip gidiyorsa, hiç kuşkusuz, bu durumda, bankerlerin de sanatsal yaşama sahip çıkmaları söz konusu olacaktır. Dolayısıyla, bugünkü ekonominin egemen karakterine bakarak, sanata aslında «maddi ve manevi değer üretenler»in değil, tam tersine, «mali ve menkul değer ticaretini yapanlar»ın egemen olduğunu söyleyebiliriz. Egemen-yönlendirici ilişkilere banka ve bankerler sahipse eğer, hiç kuşkusuz, sanata sahip çıkmanın maddi ve manevi koşullarının sahipliği de böylelikle banka ve bankerlerin eline geçecektir. Ne var ki, böyle bir olgu, bize gelecekte sanatsal yaşama sadece bankerlerin egemen olacağını değil, ama ait oldukları egemen kesim içinde artık bankerlerin de yer almaya başlamış olduğunu gösterir.
13 ve üzeri her yaş grubu bireylere hitap eden hobi yağlıboya kurslarımız devam etmektedir. Hobi resim kurslarımıza 12 ay boyunca, istenilen tarihte başlanabilmektedir. Yağlıboya kurslarına sıfır çizimle başlanabilir. İstek ve istikrarla çok güzel yağlıboya tablolar yapılabilmektedir.
Çocuklara Yönelik Yağlı Boya Kurslarımız Devam Etmektedir. Yaz Uygulaması Ve Kış Uygulamaları Şeklindedir. Kış Ayında Eylülde Başlayıp Mayısta Biten ve Haziranda Başlayıp Eylül de Biten Farlı İki Grubumuz Vardır
Güzel Sanatlar Fakültelerinde Okuyan Öğrenciler İçin Takviye Kursları Vermekteyiz. İsteyenler Okul Bittikten Sonra Yaz Dönemleri de Yada Kış Döneminde Derslerimize Katılabilmektedir.
Sanatsal yaşama sahip çıkılmasının bir sonraki aşaması ise büyük kuruluşların sanata el atmasıyla belirli bir hale gelmiştir. Büyük bankaların, holdinglerin, işletme ve kuruluşların egemenliği altında, sanatsal yaşam da gittikçe burjuvazinin tekeli altına girmiştir. Özellikle de tiyatro, plastik sanatlar ve yayıncılık alanlarında sanatsal yaşam, bu büyük özel teşebbüsçü kuruluşlarla düzene konarak yönlendirilmektedir. İşte bu sürecin son halkası olarak şimdi bankerler de ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu olgu, «serbest piyasa ekonomisinin uygulanmasının doğal bir sonucu olarak da görülebilir. Nasıl KİT’lerin «özel teşebbüse devri» söz konusu ise, nasıl bugün ekonomik yaşam bankalar ile bankerler arasındaki mücadeleyle canlılığını koruyorsa ve küçük, ara işletmeler ortadan silinip gidiyorsa, hiç kuşkusuz, bu durumda, bankerlerin de sanatsal yaşama sahip çıkmaları söz konusu olacaktır. Dolayısıyla, bugünkü ekonominin egemen karakterine bakarak, sanata aslında «maddi ve manevi değer üretenler»in değil, tam tersine, «mali ve menkul değer ticaretini yapanlar»ın egemen olduğunu söyleyebiliriz. Egemen-yönlendirici ilişkilere banka ve bankerler sahipse eğer, hiç kuşkusuz, sanata sahip çıkmanın maddi ve manevi koşullarının sahipliği de böylelikle banka ve bankerlerin eline geçecektir. Ne var ki, böyle bir olgu, bize gelecekte sanatsal yaşama sadece bankerlerin egemen olacağını değil, ama ait oldukları egemen kesim içinde artık bankerlerin de yer almaya başlamış olduğunu gösterir.
Sanatsal yaşama sahip çıkılmasının bir sonraki aşaması ise büyük kuruluşların sanata el atmasıyla belirli bir hale gelmiştir. Büyük bankaların, holdinglerin, işletme ve kuruluşların egemenliği altında, sanatsal yaşam da gittikçe burjuvazinin tekeli altına girmiştir. Özellikle de tiyatro, plastik sanatlar ve yayıncılık alanlarında sanatsal yaşam, bu büyük özel teşebbüsçü kuruluşlarla düzene konarak yönlendirilmektedir. İşte bu sürecin son halkası olarak şimdi bankerler de ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu olgu, «serbest piyasa ekonomisinin uygulanmasının doğal bir sonucu olarak da görülebilir. Nasıl KİT’lerin «özel teşebbüse devri» söz konusu ise, nasıl bugün ekonomik yaşam bankalar ile bankerler arasındaki mücadeleyle canlılığını koruyorsa ve küçük, ara işletmeler ortadan silinip gidiyorsa, hiç kuşkusuz, bu durumda, bankerlerin de sanatsal yaşama sahip çıkmaları söz konusu olacaktır. Dolayısıyla, bugünkü ekonominin egemen karakterine bakarak, sanata aslında «maddi ve manevi değer üretenler»in değil, tam tersine, «mali ve menkul değer ticaretini yapanlar»ın egemen olduğunu söyleyebiliriz. Egemen-yönlendirici ilişkilere banka ve bankerler sahipse eğer, hiç kuşkusuz, sanata sahip çıkmanın maddi ve manevi koşullarının sahipliği de böylelikle banka ve bankerlerin eline geçecektir. Ne var ki, böyle bir olgu, bize gelecekte sanatsal yaşama sadece bankerlerin egemen olacağını değil, ama ait oldukları egemen kesim içinde artık bankerlerin de yer almaya başlamış olduğunu gösterir.